20080909

bazılarının sağlık karnesi var çok özeniyorum



bugün ilk devlet hastanesi trajedimi yaşamış bulunmaktayım. maaan, it was AWESOME.

benim perspektifime geçmeniz için ufak ipuçları vermem lazım;
-hasta olmam
-olursam evde olurum
-hayatımda ciddi sebepten hastaneye gitmedim
-devlet hastanesine ise hiç gitmedim
-sıkılmadan bekleyebilme sürem on iki saniyedir.

gidiş amacım basit. yurt için sağlık raporu alacağım. yani sağlıklı olduğumu kanıtlamam lazım. biraz kanımı alacaklar, biraz röntgenimi çekecekler, tahlil edecekler bitecek. zor değil. okulda yaptırdıklarım azami kırk beş dakika sürüyor.

girdik içeri. bir büyük bina. diyorum 'negzel burada herşeyi yaparlar, az önce girdiğimiz ama üç hekim imzası sağlayamayacaklarını söyledikleri için çıktığımız sağlık ocağı gibi değil burası!' yoldan üç tane doktor çevirip imzasını istesem hayranınızım diye, iş beş dakikada biter. girişte bir sürü danışma standları, bir sürü danışman abla. gittim birine sordum. sağdaki kıza yolladı. ona sordum. en aşağıya yolladı orda sor dedi. aşağıdan binanın gerisindeki evrakla ilgilenen bölümne yolladı. oraya sordum kapıdan çık karşıdaki binaya geç sağlık kuruluna gir dedi. sağlık kurulu yukarı çık [şu an adını hatırlayamadığım bölüm]'e git doktordan işlem izni al dedi. buraya kadar iyi gidiyordum ama zorluk seviyesi artınca takıldım ve baştan başlamak zorunda kaldım. belki salakça gelecek ama yukarıdaki işlemin hepsini tekrarladım, bürokrasinin köpeği oldum, onsuz hareket edemez oldum.
hastaneyi iki kez turladıktan sonra adını hatırlamadığım bölümü buldum ve sekretere yanaştım. oysa her şey yeni başlıyordu...

sekreter bağyan doktora gözükmek için aşağından barkod almam gerektiğini söyleyince binanın altı kapalı olduğu için bir alt kata inmem bütün hastaneyi tekrar dönmemi gerektirdi. ama bu sefer saatin aksi yönünde. bütün taşlar yerine oturuyor, buraya gelmek için uğradığım her yere ters sıralamayla tekrar gidiyordum. çükündürük bir boş rapor kağıdı almak için baş hekim yardımcısına imzalatmaktan tut, dilekçe yazmalar, 3 ayrı yerde mühürletmeler, şansıma yanımda vesikalık vardı, koşturma falan (buradan oğlu bizim okulda okuyan gişedeki ablaya selam ediyorum sdhgjfs) doktorun katına geri döndüm. bu sefer onun kapısında sıra başladı. süpersonik sağlık reformları sayesinde doktor odalarının kapılarına takılan ekrandaki ibare NO SIGNAL olduğundan dolayı tatsızlıklar yaşanıyordu halk arasında. bazıları saatlerdir beklediğini iddia ediyor, bazıları rapor imzalatıp çıkıcağını söyleyip yarım saat içerde kalıyordu lan. kavga falan çıkıyordu bir ara, bir de bir amca ayağıma öksürdü kesin verem olacağım ;_; neyse bir yolunu bulup içeriye girmem bir saatimi aldı. en sonunda ne dediğimi anlayan biri yani doktor hanımla karşı karşıyaydım ;_; ne testler yapıalcağımı yazdı bir kağıtlara, git bunları ol dedi. gittim. röntgene gittim. numara kalmadı yarın sabah sekizde gel dedi. kana gittim. o da yarın gel dedi. numaralar verdiler bunlar bana. yani halledemedim bir günde işimi.

şimdi yarın gideceğim, test olacağım bir terslik olmazsa, ki olacaktır, sonuçlarının çıkmasını bekleyeceğim, sonra doktorun kapısında bekleyip tekrar, imzalatacağım vs. en az üç saat sürer.

farkettiğiniz üzere hikayenin ana fikri: ölseniz de devlet hastanesine gitmeyin lan ;_;

8 comments:

jane de lus said...

devlet hastaneleri ülkemizin büyük bir sorunu. kadınlarımızı cilveli erkeklerimizi ise travesti olmaya zorluyor. eger cilvesiz bir kadınsanız hiç bir gorevliye işinizi 5 dakika içerisinde hallettiremezsiniz. zaten kadın değilseniz 1 gün içinde de hallolunmuyor gordugunuz üzere.
man! i feel like a woman diyip bitirelim shania twain'den.

jane de lus said...

ayrıca o nurse.png ye bittim

Yahnili Makarna said...

yarın gitceksin testleri olcaksın, sonra ertesi gün sonuçları almaya gel dicekler, ama bi bakıcaklar ki haftasonu, sen p.tesi gel dicekler. yandın, sürüneceksin, acı çekiceksin.

BerkAdam said...

bugün gittim sabahtan. kanla röntgen sıralarım aynı ana denk geldi -_-' sonradan kana kaynadım, kaynak yaptım. röntgen yarım saatte çıktı. kan sonucu cuma çıkar dediler. oha dedim. ki bunlar cumaya bitmiş olmalı okula gideceğim şehir dışına. sonra hemşire dedi o zaman bu sarı tübü al hemşire kan alınca git elizaya ver. eliza kim dedim. odaymış. bunlar bana 3,5 da gel dedi. sen bütün testleri bitir; bşr tek kan grubumu bulama. lan ben biliyorum zaten sor bana söyleyeyim kartım bile var. onda da sıramı öne aldırdım doktor ablalara ^^sheker_boi_berkhos^^ triplerinde yaklaşarak. yarım saat dediler. bekledim çıkmadı sonuç yine. bu arada gideceğim doktor çıkmış gitmiş, saat daha 4 falan. yarın yine gidicem <3 işin kötüsü hastanede dolaşmak hoşuma gitmeye başladı her yeri biliyorum falan.

jane de lus said...

berk bey... sanırım siz de o elim hastalıga tutuluyorsunuz. hastanelerin hiç en alt katlarını gordunuz mu?1*1 orada sanırım hastanede dolasmak hosuma gitmeye basladı diyen milyonlarca tc vatandası var. grup terapileri yapıyorlar. hastaneyi terkedemiyorlar.... v_v

BerkAdam said...

@_@' i cant... resist... must go to.. the HOSPITAL

BerkAdam said...

100 kilo bir bayan diyetisyen var.

jane de lus said...

asjkashkjasjkashkashjkas