20081119
uzayan maintenance sebebiyle blogdayız
gecenin üçünde msnde online olmasıyla içinizi ısıtan, aylardır konuşmadığınız, çok özlediğiniz, ardından CIDDEN VERIYORLAR KAÇIRMA [LINK] mesajıyla birlikte offline olan tanıdık msn hesabının sinir bozuculuğunu ve sevimliliğini bünyesinde barındırıyordu apartman görevlimiz halime ablanın gülüşü. kendisi her gün 12de gelir. asla alışamam. o saatte uyuyorsam kapıyı duysam açmam. o saatte uyumuyorsam kapıyı duysam açmam. o saatte kapıda olsam eve yeni gelmiş olsam hadime abla yanımda zili çalsa açmam. bozulan zilimizi levent kırca deyimiyle 'kapıya kuş sıkıştı' modeli yeni bir zille değiştiren babam sağolsun, annem hamile ablaya zili çalmaması için tembih eder, zili çalmasını yasaklar. hamiline abla ( doğu almanya köylerinde dünya evine girmeden kullanılan ikincil isim, telaffuz: hemiliyn) kapıya üç kere tıklatmak suretiyle geldim der. ben bu sırada mutfaktayım. kan portakalı suyumu ayran bardağına boca ediyorum. bir yandan da çılgın atıyorum. ayda maksimum on gün evdeyim ya. evde olunca çılgın atıyorum işte bağırmalar çağırmalar. şiddet içermiyor ama eğlence olsun diye. efendime söyleyeyim. annem diyor ki kapı çaldı aç. ben diyorum kapı mı çaldı. annem diyor kapı çaldı aç. e ben iki saniye önce avazım çıktığı kadar bağırdım kapıdaki duymuştur? açmasam? ama kapı mı çaldı dediğimi de duymuştur. açmak zorundayım. açtım. hademe abla. beni görmenin sevinci mi artık uzun süre sonra (sanmam) yoksa yaptığım yaşıma uymayan hal ve hareketlen zevke gelmenin bir dışa vurumu mu bilemiyorum, mazlum bir pikaçhu gibi sırıtıyor. bir şey almayacağız dedim kapattım.
20081102
of course new lap time high school
üç hafta sonra istanbula geldim >_>
bir de baktım ne göreyim?
her şey aynı.
kütüphanesinde aynı anda richard dawkins ve harun yahya kitabı bulunan bir insanmışım, yeni farkettim. birini tübitaktan aldım, birini caddebostanda elime tutuşturdular bedavaya. biri siyah, renksiz, biri janjanlı, fosforlu. ortak noktaları ise; ikisini de okumadım. (kitap alıp okumamak ftw)
bir de baktım ne göreyim?
her şey aynı.
kütüphanesinde aynı anda richard dawkins ve harun yahya kitabı bulunan bir insanmışım, yeni farkettim. birini tübitaktan aldım, birini caddebostanda elime tutuşturdular bedavaya. biri siyah, renksiz, biri janjanlı, fosforlu. ortak noktaları ise; ikisini de okumadım. (kitap alıp okumamak ftw)
Subscribe to:
Posts (Atom)