Buraya devam etmiyorum daha. Silmiyorum da. Dursun böyle.
Ekmek Kırıntıları:
twitter
tumblr
bi sorunuz olursa
mail de olur.
20100106
20091231
20091203
olm var ya
bilmiyorum ki en son ne oldu, ne dedim? bildiğin matizlendim.
vizelere bir hafta kalmış ben daha hiç derse çıkmamışım. ama zaten amaç oydu, derse çıkmadan ders geçmek. herşey yolunda gidiyor. bir arkadaşım h1n1 pozitif onunla konuşuyoruz bazı bazı. hatta baya baya, belki de hayatımızda konutuğumuzdan fazlasını feysbuk ileti aparatından konuştuk. o da mevzu da beni çekiyordu. benim canım değerli değil diyordum. virüslensem gebersem sikimde ve başka siklerde olmayacaktı, çok da fifi idi. lakin hayatta kesin olan şey ölümse sırada sürünmek bekliyordu.
vize haftası şaka gibi başladı. hayatımda ilk defa uyanamayıp sınavı kaçırdım. dediğim gibi ilk defa olması acısını hafifletti şaşkınlığı arttırdı. "o kadar da çalışmıştım, vardır bir hayır" falan. ikinci gün çalışıp girdim sınava. üçüncü gün yine uyanamadım. daha doğrusu uyanıp kurduğum alarmı sınav saatine ertelemişim ama hatırlamıyorum. bu sefer ayar oldum paranoya başladı. nerdeyse n.alço odama geldi gazozuma ilaç attı demek üzereyim (ki gayet de atmış olabilir). hayatımda ikinci sınav kaçırışım birincisinden iki gün sonra oluyore! sineye çektik. o akşam bir baş ağrısı, gelecek şeylerin uyarısı gibi. yurt görevlisi abiye diyorum ki "abi yarın sabah yedi gibi beni uyandır". artık sakata gelmek istemiyorum çünkü. geldi bu yedide. "titriyorsun sen" dedi. titriyorum tabi. şifayı kapmışız. gece beş civarı uyanıp yurt odasında yorgan aranmışım, hala daha üşüyorum. değil sınava gitmek, ilaç içecek bilinci yitirmiş durumdayım. yüksek ateş koyuyor bana, halisülasyonlar görmeye başlıyorum, rüyalanıyorum. bi sınav daha kaçıyor. ertesi gün bir sınav daha. beş sınavın birine gitmiş vaziyetteyim. hafta sonu da hastalık falan, arada bizimkiler arayıp duruma uyandılar. "gelelim alalım mı?" hayır. daha üç vize var ve hala yaşıyore. yurt görevlisi geliyor "ambulans çağırayım mı?" hayır. bir yerimiz de kopmadı henüz, hastaneye gitmek için sebep yok. şimdi h1n1 bok püsür pozitif çıkar çat karantinayı basarlar iyice sıçarım. yurtta nasıl olsa herkesin ciğer röntgenini istiyorlar kayıt öncesi kimseye bi'sikim olmaz. öyle pazara kadar sadece portakal suyuyla beslendiğim beş gün geçirdim. sonraki üç sınavın da ikisine girdim birini beyin iflası yüzünden atladım ve bir şekilde evin yolunu buldum.
eve geldiğimdeki ruh halim tabiri caizse agitated ile crazed arasında ince bir çizgide yol alırken çeşitli mevzu çıkarma denemeleri, ev yemekleri ve istediğim kadar uyumalarımla biraz daha insansı bir şekil almış bulunmaktayım günümüzde. bu burda bitmez.
vizelere bir hafta kalmış ben daha hiç derse çıkmamışım. ama zaten amaç oydu, derse çıkmadan ders geçmek. herşey yolunda gidiyor. bir arkadaşım h1n1 pozitif onunla konuşuyoruz bazı bazı. hatta baya baya, belki de hayatımızda konutuğumuzdan fazlasını feysbuk ileti aparatından konuştuk. o da mevzu da beni çekiyordu. benim canım değerli değil diyordum. virüslensem gebersem sikimde ve başka siklerde olmayacaktı, çok da fifi idi. lakin hayatta kesin olan şey ölümse sırada sürünmek bekliyordu.
vize haftası şaka gibi başladı. hayatımda ilk defa uyanamayıp sınavı kaçırdım. dediğim gibi ilk defa olması acısını hafifletti şaşkınlığı arttırdı. "o kadar da çalışmıştım, vardır bir hayır" falan. ikinci gün çalışıp girdim sınava. üçüncü gün yine uyanamadım. daha doğrusu uyanıp kurduğum alarmı sınav saatine ertelemişim ama hatırlamıyorum. bu sefer ayar oldum paranoya başladı. nerdeyse n.alço odama geldi gazozuma ilaç attı demek üzereyim (ki gayet de atmış olabilir). hayatımda ikinci sınav kaçırışım birincisinden iki gün sonra oluyore! sineye çektik. o akşam bir baş ağrısı, gelecek şeylerin uyarısı gibi. yurt görevlisi abiye diyorum ki "abi yarın sabah yedi gibi beni uyandır". artık sakata gelmek istemiyorum çünkü. geldi bu yedide. "titriyorsun sen" dedi. titriyorum tabi. şifayı kapmışız. gece beş civarı uyanıp yurt odasında yorgan aranmışım, hala daha üşüyorum. değil sınava gitmek, ilaç içecek bilinci yitirmiş durumdayım. yüksek ateş koyuyor bana, halisülasyonlar görmeye başlıyorum, rüyalanıyorum. bi sınav daha kaçıyor. ertesi gün bir sınav daha. beş sınavın birine gitmiş vaziyetteyim. hafta sonu da hastalık falan, arada bizimkiler arayıp duruma uyandılar. "gelelim alalım mı?" hayır. daha üç vize var ve hala yaşıyore. yurt görevlisi geliyor "ambulans çağırayım mı?" hayır. bir yerimiz de kopmadı henüz, hastaneye gitmek için sebep yok. şimdi h1n1 bok püsür pozitif çıkar çat karantinayı basarlar iyice sıçarım. yurtta nasıl olsa herkesin ciğer röntgenini istiyorlar kayıt öncesi kimseye bi'sikim olmaz. öyle pazara kadar sadece portakal suyuyla beslendiğim beş gün geçirdim. sonraki üç sınavın da ikisine girdim birini beyin iflası yüzünden atladım ve bir şekilde evin yolunu buldum.
eve geldiğimdeki ruh halim tabiri caizse agitated ile crazed arasında ince bir çizgide yol alırken çeşitli mevzu çıkarma denemeleri, ev yemekleri ve istediğim kadar uyumalarımla biraz daha insansı bir şekil almış bulunmaktayım günümüzde. bu burda bitmez.
20090929
Neden FFXIII hoşuma gidebilir?
Oldum olası FF serisine ısınamadım. Hiçbirini sonuna kadar oynamadım. Aralarında artwork'üne tasarımına bittiklerim oldu o ayrı. XIII ise bir başka tabi.
1. Dik saçlı karakter yok.
2. Erkekler erkeğe benziyor.
3. Kötü kadın karakter gözlüklü.
4. Gelecekte geçiyor.
5. Her yeri zırhlı otomatik tüfekli adamlar :kalp:
6. Allahıma zenci var. Hem de afro saçlı.
7. Drama olmuş bu sefer. Batı sürümlerinde orjinal dublaj + altyazı ya da şukela bir dublaj lazım. Gerçi XII'nin batı dublajı sağlamdı.
8. Karakterlere özenilmiş. Crisis Core oynayanlar bilir, sonunda adamı ağlatıyor. Bunda da istiyoruz.
9. Dik saçlı karakter yok demiş miydim?
10. 3 boyutlu FFler arasında başımıza gelecek en güzel şey olabilir.
edit: yazıyı yanlış bloga yazmışım asdfghf silmedim dursun.
20090829
kader kader-o-kader
Hi!
Geçtiğimiz gün gerçekleşen tren kazasından hepinizin haberi vardır. Öncelikle tren yoluna iş makinesi çıkartan adamı kutlar ömür boyu hapis dilerim. Evet, önyargılıyım. İkinci olarak bugün kazada hayatını kaybedenlerin kısa hikayelerini okudum gazetede. Ölenlerden birinin babası yer olmadığı için arka vagona binip kurtuluyor. Bir diğeri ablasıyla geri dönecek ama arkadaşlarıyla zaman geçirmek için bir gün daha kalıyor ve kaza yapan trene biniyor. Taksici olan eşini almak için İstanbul'a arabayla gitmiyor çünkü yol çalışması oluğunu, kaza olabileceğini söylüyor arkadaşlarına. Genelde evine otobüsle dönmeyi tercih eden bir kişi ise o gün treni seçiyor. Eşini ve oğlunu kaybetmiş bir teyze ise son yolculuğuna bu trende çıkıyor.
Kazada sadece bu insanlar öldü. Seçilmişler gibi. Böyle olaylarla karşılaştıkça hayatımızda bir tür belirlilik olduğuna inancım artıyor.
Yine benzer bir haber; trafik kazası geçirerek hayatını kaybeden üç kişinin aslında hasta yakınlarına ilaç yetiştirmeye çalıştıkları öğreniliyor. Böyle bir amaç uğrunda öldüler. Ne yazık ki hasta yakınlarının da beyin ölümü gerçekleşmiş.
Sanki öleceğimiz zamanlar belli. Böyle düşününce giderek azalan bir süre gösteren kronometreler geliyor aklıma. Kaderci olmasanız bile eninde sonunda öleceğinizi varsayarsak geçen her saniye sizi ölüme yaklaştırıyor.
Geçtiğimiz gün gerçekleşen tren kazasından hepinizin haberi vardır. Öncelikle tren yoluna iş makinesi çıkartan adamı kutlar ömür boyu hapis dilerim. Evet, önyargılıyım. İkinci olarak bugün kazada hayatını kaybedenlerin kısa hikayelerini okudum gazetede. Ölenlerden birinin babası yer olmadığı için arka vagona binip kurtuluyor. Bir diğeri ablasıyla geri dönecek ama arkadaşlarıyla zaman geçirmek için bir gün daha kalıyor ve kaza yapan trene biniyor. Taksici olan eşini almak için İstanbul'a arabayla gitmiyor çünkü yol çalışması oluğunu, kaza olabileceğini söylüyor arkadaşlarına. Genelde evine otobüsle dönmeyi tercih eden bir kişi ise o gün treni seçiyor. Eşini ve oğlunu kaybetmiş bir teyze ise son yolculuğuna bu trende çıkıyor.
Kazada sadece bu insanlar öldü. Seçilmişler gibi. Böyle olaylarla karşılaştıkça hayatımızda bir tür belirlilik olduğuna inancım artıyor.
Yine benzer bir haber; trafik kazası geçirerek hayatını kaybeden üç kişinin aslında hasta yakınlarına ilaç yetiştirmeye çalıştıkları öğreniliyor. Böyle bir amaç uğrunda öldüler. Ne yazık ki hasta yakınlarının da beyin ölümü gerçekleşmiş.
Sanki öleceğimiz zamanlar belli. Böyle düşününce giderek azalan bir süre gösteren kronometreler geliyor aklıma. Kaderci olmasanız bile eninde sonunda öleceğinizi varsayarsak geçen her saniye sizi ölüme yaklaştırıyor.
20090822
20090815
Twitter Killed The Blog Star
Şu an blog yazarlarının bloglarını twitterla aldatıyor. İnternette 34542 siteye ayrı ayrı ilgi göstermek zamanımızı bitiriyor. Ben aslında şukela bir tumblr blogu istiyorum ama konsept yok aklımda. Burayı da boşlamamak lazım. Uzun makaleleri koysam şu alana. Diğerleri eğlencelik olsa?
20090812
20090806
Farrağımı ye Google -new series
Thank you for your interest in Google AdSense. Unfortunately, after
reviewing your application, we're unable to accept you into Google
AdSense at this time.
We did not approve your application for the reasons listed below.
Issues:
- Page type
---------------------
Further detail:
Page type: We're unable to approve your AdSense application at this
time because we feel that your site does not comply with the Google
webmaster quality guidelines. More specifically, we believe that your
site does not add value or provide unique content.
ne kadar sikten bi hayat, ben anlamadım
hangi belgeye imza attıysam böyle bi hayat yaşamak için çıkarsınlar, göstersinler. çünkü artık yeni ergenler gibi inkar etmeye başladım. resmen kıstırıldım.
sikerim ben böyle. şaka gibi lan. işler yolundayken herşey iyi. hergün birbiriyle simetrik. hep aynı sirkülasyon. kırıp içinden çıkamıyorsun. ama işler yolundayken herşey iyi. işler ters gitmeye başladı mı o sirkülasyon giderek artan acılar vermeye başlıyor.
akıl hastasıyım ben. ama hastaneye yatacak kadar ağır değil. o yüzden kendi varoluşumda devamlı sıkıntı çekiyorum. kimsenin sikinde olmuyor. o konuda haklılar. ama benden beklentiler de benim sikimde olmaz. bu konuda haklıyım. okul, çalışmak, nefret ediyorum. amaçsız. hayatım boyunca bir çayırda koşayım, kakamı yapayım çayıra, mutluyum. fazlasına gerek var mı? çoğu için var heralde, böyle bir düzende yaşıyoruz. almanya kaybettiği için kaybetmiş sayıldım.
sikerim ben böyle. şaka gibi lan. işler yolundayken herşey iyi. hergün birbiriyle simetrik. hep aynı sirkülasyon. kırıp içinden çıkamıyorsun. ama işler yolundayken herşey iyi. işler ters gitmeye başladı mı o sirkülasyon giderek artan acılar vermeye başlıyor.
akıl hastasıyım ben. ama hastaneye yatacak kadar ağır değil. o yüzden kendi varoluşumda devamlı sıkıntı çekiyorum. kimsenin sikinde olmuyor. o konuda haklılar. ama benden beklentiler de benim sikimde olmaz. bu konuda haklıyım. okul, çalışmak, nefret ediyorum. amaçsız. hayatım boyunca bir çayırda koşayım, kakamı yapayım çayıra, mutluyum. fazlasına gerek var mı? çoğu için var heralde, böyle bir düzende yaşıyoruz. almanya kaybettiği için kaybetmiş sayıldım.
20090804
new post aight?
hala okula gidiyom
makro sınavından çıktım nasıl geçti diye soranlara cevab veremedim. çünkü ben de bilmiyorum. test idi. 100 de gelebilir 0 da. 50ye razıyım. olm makroekonomi kesinlikle teoride mantıklı ama pratikte beş para etmez bir bilim dalı bence. mikroekonomi desen, ayda 300tl maaş alan adam mikroekonominin tanrısıdır. İKAMENİN RABBİDİR.
deviantarta bakıyorum ara sıra. nü fotoğraflar ağırlıkta giriş sayfasında. 15-16 yaşında JAILBAIT ecnebiler soyunup poz veriyor allasen. yasaklansın hemen.
çarşamba okulum bitiyi. 5-10 gün tatile çıkma şansım var LAKIN sekiz saat otobüs yolculuğuna nasıl üşebniyorum, nasıl üşeniyorum, anlatamam. sekiz saatlik otobüs yolculuğuna şimdiden dokuz saat üşendim.
sakinleştirici kullanmayı bıraktım lan. nasıl olsa evdeyim onbeş gün dedim ve bıraktım. ilk başta biraz başım döndü fondiplediğim votkalara saydım. sonra baya başım döndü, baktım ayakta duramıyorum, görüntü gidip geliyor, bi ilaç daha patlattım. beş gün sonra yine başım döndü bi daha patlattım. on günde iki kez kullandım, kendimi arındırıyorum. KISACA HOUSE MD ABARTIYMIŞ.
Amcaoğlu->Amcoğlu->Ammo (Y)
Emmioğlu->Emmoğlu->Emmo (?)
20090731
kıtalararası
Berk says (06:00):
bira içip sarhoş mu oldun?
6 tane
Lilith says (06:00):
ne birasi
viski iciyorum
:D
Berk says (06:00):
6some yazmışsın
Lilith says (06:00):
foto cekcem <3
Berk says (06:00):
6pack diye okudum
Lilith says (06:00):
ahaha
hayir
6some sapik:X
Berk says (06:00):
hahahahaha
Lilith says (06:01):
threesomein, 6 ki$iligi
:D
Berk says (06:01):
hahahahaha
bi de
lamb of godla
kızım o adamlar yıkanmıyo
Lilith says (06:01):
in the shower
Berk says (06:01):
hahahsadfksalşfghdsafgh
of yarıldım anasını satıyım
Lilith says (06:01):
cok seviyorum berk :'(
bari biri bana varsin
hepsi evli
koca koca adamlar
Berk says (06:01):
ben 6 kişi nasıl duşa sıpar hesabındayım
Lilith says (06:02):
ben de aslinda
Berk says (06:02):
sırayla belkide
Lilith says (06:02):
:D
cok gross
Berk says (06:02):
<3
Lilith says (06:02):
<3
bira içip sarhoş mu oldun?
6 tane
Lilith says (06:00):
ne birasi
viski iciyorum
:D
Berk says (06:00):
6some yazmışsın
Lilith says (06:00):
foto cekcem <3
Berk says (06:00):
6pack diye okudum
Lilith says (06:00):
ahaha
hayir
6some sapik:X
Berk says (06:00):
hahahahaha
Lilith says (06:01):
threesomein, 6 ki$iligi
:D
Berk says (06:01):
hahahahaha
bi de
lamb of godla
kızım o adamlar yıkanmıyo
Lilith says (06:01):
in the shower
Berk says (06:01):
hahahsadfksalşfghdsafgh
of yarıldım anasını satıyım
Lilith says (06:01):
cok seviyorum berk :'(
bari biri bana varsin
hepsi evli
koca koca adamlar
Berk says (06:01):
ben 6 kişi nasıl duşa sıpar hesabındayım
Lilith says (06:02):
ben de aslinda
Berk says (06:02):
sırayla belkide
Lilith says (06:02):
:D
cok gross
Berk says (06:02):
<3
Lilith says (06:02):
<3
20090714
uçak fobisi oluşuyor hiç yok yere
Berk says (20:55):
The traditional throwing of a bride's bouquet for luck ended in disaster at an Italian wedding when the flowers caused a plane to crash.
adsfhdjskadfhdjsnakddgjfhsd
ABLA UÇAĞA ATMA
Berk says (20:56):
http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/8149910.stm
ibrahim says (20:56):
saıefjaşsışjfasıjfeasef
UÇAĞA NASI ATMIŞ LAN
Berk says (20:56):
İNANILMAZ
türkiyede olması gerekirdi bu fırsatı da kaçırık
ülkemizi yeterince tanıtamıyoruz
The traditional throwing of a bride's bouquet for luck ended in disaster at an Italian wedding when the flowers caused a plane to crash.
adsfhdjskadfhdjsnakddgjfhsd
ABLA UÇAĞA ATMA
Berk says (20:56):
http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/8149910.stm
ibrahim says (20:56):
saıefjaşsışjfasıjfeasef
UÇAĞA NASI ATMIŞ LAN
Berk says (20:56):
İNANILMAZ
türkiyede olması gerekirdi bu fırsatı da kaçırık
ülkemizi yeterince tanıtamıyoruz
miami vice
dün sabaha karşı bi sürü bi sesler vardı, kalktım baktım dışarda fırtına var, camı kapadım yattım. nasıl olduysa twittera girip yazmışım aynısını hiç hatırlamıyorum. bugün dışarı çıktım hala sıcak.
okula gidiyoum akşama doğru, malum vizeler var, sınavdan 3 saat önce çalışma politikamı devam ettiriyorum. cuma döndüğümde bu seneki iki ciddi tatil fırsatımdan birini değerlendirme şansı önüme sürülmüş olacak ama benim aklım evde bir hafta kafa inleyip müzik yapmaktan yana şu anda.
projem şöyle. 7 gün boyunca çoğunlukla eve kapanıp, hiç bilmediğim bir müzik programını çözüp, son gün ciddi bir şarkıyla işi noktalandıracağım. eğlenceli olacak mı? sanmam. ama tecrübe lan mis gibi.
her gün biterken buradan paylaşırım ne halt yediğimi bir terslik çıkmazsa pazarı pazartesine bağlayan gece başlıyorum.
20090712
very foundations
o haziran sabahı bilgisayarımın power tuşuna bastım ama o açılmadı. bir kere daha bastım, bir kere daha, bir kere daha. açılmadı.
iki gün yattım üçüncü gün servise yolladım. gitti gelmedi. arada ben okula gittim. gittim geldim. bilgisayar gelmedi.
hava ısıdı, güneş ışıdı. gündüz dışarı çıkamadım. gece içeri giremedim. şarapçı oldum, ayyaş oldum. denize sıfır her yere konuşlandım lakin istanbul dışına çıkmak nasip olmadı, nasiplenemedim.
sakinleştirici işe yaramamaya başladı, double dose or stay clean kafası yaşadım. ikisini de yapmadım. sigaraya zam geldi bırak kafası yaşadım. bırakmadım. cepte 5tl ile dolaşmalara çıktım, parkları mesken edindim, arıza aradım bulamadım.
bazı güzel insanlarla tanıştım ve bazı güzel insanlar kaybettim. öyle sandım, emin olamadım.
kafayı çizme noktasına doğru ilerledim. herkes tatildeyken ben herşeyi kendime sorun yaptım, gündüz gündüz yorganın altında uyudum bu sıcakta. yapmayacağım işler, yaptığım işler oldu.
gitmek istedim sık sık.
siklemez berk gönül insanı berk oldu, nasıl oldu anlamadım.
baktım olmuyor, değişiklik aradım. aylardır biriktirdiğim sakallarımı kestim, daha fazla güzel insan tanıdım, bu sabah gittim bir netbook aldım, daha bir sürü saçma şey.
artık sorunlarımı listeliyorum aklımda. hepsini halletmeye çabalıyorum. o liste belli ki hiç boş olmayacak. en azından denedim derim.
iki gün yattım üçüncü gün servise yolladım. gitti gelmedi. arada ben okula gittim. gittim geldim. bilgisayar gelmedi.
hava ısıdı, güneş ışıdı. gündüz dışarı çıkamadım. gece içeri giremedim. şarapçı oldum, ayyaş oldum. denize sıfır her yere konuşlandım lakin istanbul dışına çıkmak nasip olmadı, nasiplenemedim.
sakinleştirici işe yaramamaya başladı, double dose or stay clean kafası yaşadım. ikisini de yapmadım. sigaraya zam geldi bırak kafası yaşadım. bırakmadım. cepte 5tl ile dolaşmalara çıktım, parkları mesken edindim, arıza aradım bulamadım.
bazı güzel insanlarla tanıştım ve bazı güzel insanlar kaybettim. öyle sandım, emin olamadım.
kafayı çizme noktasına doğru ilerledim. herkes tatildeyken ben herşeyi kendime sorun yaptım, gündüz gündüz yorganın altında uyudum bu sıcakta. yapmayacağım işler, yaptığım işler oldu.
gitmek istedim sık sık.
siklemez berk gönül insanı berk oldu, nasıl oldu anlamadım.
baktım olmuyor, değişiklik aradım. aylardır biriktirdiğim sakallarımı kestim, daha fazla güzel insan tanıdım, bu sabah gittim bir netbook aldım, daha bir sürü saçma şey.
artık sorunlarımı listeliyorum aklımda. hepsini halletmeye çabalıyorum. o liste belli ki hiç boş olmayacak. en azından denedim derim.
20090627
blogger fact
Almost two thirds of Blogger's traffic comes from outside North America (What's the #2 country after the U.S.? Brazil, followed by Turkey, Spain, Canada, and the U.K.)
20090625
bi yıldız daha kaydı lan
Sırf 70'leri anımsatması,
giydiği mayolar bikiniler
ve Çarlis Encılsta oynaması yüzünden
severdim Fara ablayı.
Bir nevi sebepsiz sevdim.
Mekanı cennet olsun.
ya sabır
çok sıcak
çok sıkıldım
içimdeki istek öldü lan sıcaktan
bütün gün kendi kendime söyleniyorum
insanlar nerde
bu hafta okula gitmedim
lan benim hiç arkadaşım yok belki de
ağla ağla ağla
kendine gel
sigara iççem
sıcak
dışarı çıkcam
sıcak
dizi film izliycem
sıcak
müzük dinliycem
sıcak
sıkıldım demeyi hiç sevmem ama sıkıldım lan
20090624
seri ilan
park kavramı var şehirlerde, yeni farkettim. sıkılan insanlar evden çıkıp parka gidiyorlar. genelde yaş ortalaması yüksek. en genç benim. en stratejik banka oturup yanlarındakilerle sohbet etmeye başlıyorlar. bir nevi otel lobisi gibi. şehrin lobisi park. zaman geçirme isteği, beklentiler var, yabancılarla paylaşılıyor. bir daha görmeyeceğin insanlarla öylesine konuşmak ne güzel lan.
twitter'da patlama var. aynı facebook gibi, yıllardır ortada olan ama kullanılmayan, lacoste gibi, converse gibi değere binen.
mahalle arkadaşı arıyorum lan. saydım mahalleden görüştüğüm iki kişi var. 2. yazıklar olsun.
ILAN
-Evi evime yakın
-Sigara içmeye dışarı çıkan
-Ayküğsu benden yüksek
-Ne desem yapçak
-Beni beyle kabul etçek
-Erken emeklilik abonesi
Mahalle arkadaşı aranıyor. Entellektüel ve fiziksel ayrımcılık yapılcaktır.
twitter'da patlama var. aynı facebook gibi, yıllardır ortada olan ama kullanılmayan, lacoste gibi, converse gibi değere binen.
mahalle arkadaşı arıyorum lan. saydım mahalleden görüştüğüm iki kişi var. 2. yazıklar olsun.
ILAN
-Evi evime yakın
-Sigara içmeye dışarı çıkan
-Ayküğsu benden yüksek
-Ne desem yapçak
-Beni beyle kabul etçek
-Erken emeklilik abonesi
Mahalle arkadaşı aranıyor. Entellektüel ve fiziksel ayrımcılık yapılcaktır.
Subscribe to:
Posts (Atom)
