----------------
yazarken çalan: Air - All Cats Are Grey
sabahın erken saatlerinde,ki uyuduğum her saat erkendir benim için, ilk olarak dibimizdeki okul müdürünün ateşli onur belgesi dağıtma konuşması tarafından taciz edilen uykum, k.orhandan aldığım kısa mesajla kabusa dönüştü. işte o mesaj:
Lcd soundsystemin wokalini, uzun siyah sacli guzel bir hatun, 3-4 tane random detaysız figulerin 3/4 açıdan we enson olarak sehir tasarlayp pxel hallerini yap pls'1 yıl sürer' diye cevap yazıp yolladım, gitmedi. kontürlerim bitmiş. günün ilerleyen saatlerinde ortaya çıktı ki paşam animasyon yapacakmış benden bunları istiyor. solisti anladım, uzun siyah saçlı güzel hatunu anladım da şehir tasarlamak ne lan? neyse saatler akıyor, akıyor... bende yine bir kan fazlalığı var. her yerim kanamayı meyilli sanki. ufacık yerlerden kan fışkırıyor. bir peçete koparıyorum mutfaktaki rulodan, beş dakika sonra üzeri kan doluyor. mürekkep testi gibi. sonra ayna karşısına geçip peçeteyi kendime gösteriyorum ve 'neye benzetiyorsunuz acaba? acebe?'* diye soruyorum. cevaplar tatmin etmiyor. akşama bir adet sergiye gittim doğuş üniversitesinin. konusu tüketim. güzel işler vardı, yoktu vs. o değilde sonradan o sergiye iş veren çocuklarla yemeğe çıktık hamburgerciye. karnımızı doyurduktan sonra masanın halini görseniz 'bu mu lan tüketim duyarlılığı?' dersiniz. şayet ben dedim. ama hepsi iyi çocuklar. *bu lafı kimden kaptım acaba? acebe? losers no-copyright community
sunburn dinledim OHAREY nekadar güzel onlar muse deil. şeytan posseslemiş onları dedim. ama çoktan iş işten geçmiş meşaleler sönmüştü. ve katil cesedin dibinde duruyordu. Düşünme küresinin ağırlığıyla boynu 4 metre olmuştu. gittim yanına ve yağmurun ve sigaranın neden olduğu yanık ve hüzünün burukluğunu hissttiren bir tonla bugün cuma enseyi kapa dedim... -k. orhan
ben atmam bilgisayarıma format. atmasını bilirim ama atmam. atamam. içinde bir yıldır biriktirdiğim irili ufaklı yüzlerce şey var. dvd'ye kopyala diyebilirsiniz. ama ya bookmarklarım, modifikasyonlarım, regeditim, cookielerim, ince ayarlarım, minik programlarım ;_; bak gözlerim yaşardı. onları yerden bulmadım ben, kolay edinmedim!
bu duygusal anları yaşatan, dün gece bilgisayarımın intihar girişiminde bulunması oldu. cd-to-mp3-to-mp3player şeklinde başlayan girişimim 4-5 saatin sonunda yavrumun hayatını karartmış olacağını tahmin edemezdim. bir yavaşlamalar, bir ben saymıyorum bilgiyi sen saylar , bir afralar tafralar... kızdım. artık imleç bile saniyede 2 kare şeklinde oynamaya başlamıştı ki olaya el koymaya karar verdim.
'ad-aware se' ile bir tur temizledim.
avg free edition'la bir tur temizledim.
yer boşaltma yaptım.
regediti düzenledim cc cleaner ile.
geri dönüşüm kutumu boşalttım (içinden 8gb çıktı <3 href="http://www.foxytunes.com/artist/uffie/track/in+charge" title="'Uffie - In Charge' - open on FoxyTunes Planet">Uffie - In Charge
sonra arkadaşım hakanın arkadaşı emre diyince 'gittim böyle böyle herşeyi biliyor', benim de içimde yakın geleceğimi bilme isteği belirdi. yemeğimizi bitirip yola koyulduk.
girdik mekana. sıramızı bekledik. en sonunda natalie bizi yanına çağırdı. ilk sıra benimdi. bir deste koydu önüme, al bunları karıştır dedi. karıştırdım. yetmedi daha karıştırmamı istedi. kartların boyu bu işlemi bir hayli zorlaştırıyordu tabi. 'sol elinle üçe kes' dedi. ben anlamadım. açtım avucumu, elimi nasıl kesebileceğimi düşünüyorum. uyku had safhada. güldük baya. Benim seansım boyunca güldük. dedi ki 'senden korkulur'. ondan sonra da açık dilli olduğunu ve lafını esirgemeyeceğini, bozulmaca darılmaca olmasın diye bana onaylattı. herhalde o zamandan görmüştü bana az sonra söyleyeceklerini...
ve natalie anlattı... ne atlattığını burada söyleme gereği duymuyorum. üç tane tarih verdi. şubat, temmuz civarları ve yıl sonu. hala anlam veremediğim birşeyler söyledi. beynimde pencereler açtı bir sürü, hızlıca kapadı.
sonra hakandaydı sıra. bense artık dinlemiyordum sadece düşünüyordum.
Adblock Plus, google ads olmak üzere her türlü reklamı yasaklar, pop-up'ı yasak eder ve bunu çok hoş yapar. Öyle ki siteye girersiniz, yarısı yok... Oha reklam doluymuş dersiniz. Bazen elleşmemesi gerektiği şeyleri de engellediği oluyor ama ayarları çok basit, hemen düzeltebilirsiniz. Çok yararlı.
Download Statusbar, o kadar önce kurduğum bir eklenti ki, ne yaptığından zor emin oldum. Dosya indirirken aşağıda ufak bilgi kutucukları yaratıyor, kalan zamanı ve hızı gösteriyor. Hoş, yararlı, olmasa kurmayız.
Download Helper, marifetleri çok olan bir velet. YouTube gibi .flv tabanlı sitelerden video çalabiliyor mesela. Bunun dışında akıl sağlığınız yerinde olduğu sürece asla kullanmayacağınız 'download all links to media files' gibi bilim kurgu özellikleri var. Sıkça kullanıyorum.
FoxTorrent, adı üstünde başka bir programa ihtiyaç olmadan firefox üzerinden torrent kullanmanıza yarıyor. Benim gibi torrent programlarını açıp izlemekten öteye gidememiş insanlar için ideal.
FoxyTunes, kurulduğunda tarayıcının altına yerleşen, wmp, winamp hiç farketmez hepsini kontrol edebilen, çalan şarkıyı gösteren ve tek basışla şarkı ve grupla ilgili bir portal açan eklenti ve en sevdiklerimden <3 onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgV_f7Bx-crTNVN-qH-ztFB3M_QNqLQCuZwqPxcOBfPrY4kc2mNWLJ2dNQJvScoLTFdDrGJuJKN_fm_1Ty0TVRYrgQ3SAGns4Kl67z1ByJccqjnh_XAkpcwPpr4mUV1nqAU3O0Z/s1600-h/6.bmp">
Bu eklentiyi google aracılığıyla bulmanız lazım. İnternette dolanırken not alabileceğiniz, kopyalayıp yapıştırabileceğiniz bir defter.
Mouse Gestures, ekranın ortasıda tutmayı sevdiğimiz imlecimizin, sağ fare tuşuna basılı tutarak ileri-geri-yenile gibi komutları yerine getirmesini sağlıyor.
StumbleUpon, çok tehlikeli birşey. Saatlerinzi harcayabilirsiniz. Olayı; bir tuşa basıyorsunuz karşınıza ilginç bir site geliyor. Sonra bir daha, bir daha... En son üzerinde 'burası internetin sonudur' yazan bir siteye denk geldim ve bu zararlı alışkanlığımdan kurtuldum. Ayrıca beğendiğiniz siteleri arkadaşlarınıza yollamak bakımından ideal.
bitti. neden 8 tane var, başlık yanıltıcı derseniz başta 11 olan eklenti sayısı yazarken 8'e düştü. Böyle daha iyi. Hem en iyileri bunlar :P
tanrım çok sıkıcı bir işmiş bu ahaha
meymenet isim Arapça meymenet
Uğur (I).
her soruda blog dememden memnun musun?
tiksindim.
kaç blog okursun, nasıl okursun?
25 taneye yakın. günde çok defa güncellenen blogları yerimlerinden, geri kalanını google reader yerleştirdiğim iGoogle sayfamdan okurum.
son olarak blog...
ben ne kadar keyfine yapsam da bağımsız içerik ve habercilik anlayışı açısından çok etkileyici ve taşları yerinden oynatan bir kültür blog.
siz de cevaplasanıza, merak ediyorum -_-