20080929

washington hate post

şu nişantaşına açılan yeni alışveriş merkezi... daha ilk günden kafamdaki imajını eksilere indirdi. tamam mail adresimi bir yerlerden hacılamış, parayla satın almış veya ortaklık kurup edinmiş olabilirsiniz. ama;

1. neden mail aboneliğinden çıkamıyorum?
2. neden otopark hizmetinizi anlatan ayrı bir mail alıyorum?
3. neden üç günde toplam üç mail?

aynı beladan, sözüm ona bir anket şirketinden de muzdaribim. üye olup olmadığımı hatırlamıyorum. hadi diyelim oldum. neden mass mail listenizden çıkamıyorum? sonsuza kadar mı gelecek bunlar?

hepsine mark as spam love hug <3

tdk'nın yeni sitesine alışamadım

not enough room

ve bu hain vindoz
 yer açacağım diyerek beni kandırdı
yüz megabayt boş alan açmak için 
bookmarklarımın şerefiyle oynadı

20080925

a4 kareli blok

ego; fazla gelişmiş psikolojik savunma sistemidir.
kendinizi özel hissetmeniz egonun görevidir. sizi geri kalan yedi milyardan ayırmak onun görevidir. ve bu görevi beceremez. kurnazdır, becerdiğini hissettirir. inanırsınız.
bilinciniz yeni yerine gelmeye başladığından beri kendinizi hep ileride, ulaşılması zor olan noktaya koyarsınız hayal kurarken. ama başlarda hepimiz aynıyız değil mi? ilkokul sıralarını ve arkadaşlarınızı düşünün. hepinizin üzerinde aynı üniforma, sizi ayıran tek şey çok da farkında olmadığınız cinsiyetiniz. yüzünüzün tipi. boyunuz, kilonuz. kokulu silginiz olup olmaması, renkli kalemtraşınız. sadece fiziksel.
büyüdükçe ortamdan ortama aktınız, o insanlardan ayrıldınız. yenileriyle tanıştınız. egonuz gizlice çalışıyor biriktiriyor. karakter veritabanı oluşturuyor bilinçaltınızda. ileride lazım olacak; bunlardan birini seçmeniz lazım.
insanoğlu son iki yüzyılda medenileşme yönünde farkedilebilir adımlar atsa da, içindeki ilkelden hiç kurtulamayacak belki de. etrafınızda binlerce kişi dolaşmasına rağmen yalnız hissedeceğiz. ve o kabile bulma ihtiyacı, sürüye katılma hissi egomuzun getirdiği özel hissetme ve kendini ayırmayla birleşerek konumuzun ana başlığını oluşturacak; bloklaşma.
tdk> blok: 2. birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.
biz bölümleriz, bütün blok. metalciler, tikiler, emolar gibi çok yüzeysel ve kokuşmuş bir örnek verebilirdim. bu konu sosyolojik ve psikolojik açıdan, onlarca sınıflandırmayla incelenebilir, o derece derin. biz daha ilgimizi çekebilecek bir ortamda, sanal bir somutlukla bloklaşmanın en hasının yaşandığı, blog dünyasında araştırmamızı gerçekleştirelim.
sınıfları, blokları nasıl ayrıştırabiliriz? çok basit. başlangıç noktası olarak bir blog belirleyin. diğer bloglara verdiği linklerle kendisi birbirleriyle ilintilidir. ve hepsini ifade edecek ortak bir başlık bulabilirsiniz.
mesela "yemek tarifi veren otuz yaş üstü kadınlar".
onlarcasını türetebiliriz ama suç ortakları arıyorum. yorumlarınızı bekliyorum. listemizi çıkaralım, duvarımıza asalım. cevap kağıdınız aşağıdadır, ek kağıt vermem.

20080924

şimdi frigoya bağlanıyoruz

berk beyin odası soğuklukta çığır açtı.

"kışın ısınmak için pencereyi açıyorum." - berk bey

doğalgaz otomatının kaç derecede çalışacağı belirsiz.

20080923

netteki adam ve noktalama işaretleri

Bazı adamlar var özellikle haber sitelerinde muhalefeti destekleyen yahut alçakca bir suça karşı idamı savunan o anda aşırı heyecanlanmış en son lise kompozisyon dersinde kalemi eline almış anlatırken heyecanlanmış günlük hayattaki akıcı konuşmayı yakalamak istediği için nokta ve virgülden vazgeçmiş ama bir yandan da cümlenin sonunu kapamayı ihmal etmeyen işte onlar bir incelenmeli derim.

20080920

keyword

google arama motorunda bu bloga gereğinden fazla değer vermeye başladı. babayla bruce lee izlemek diye birşey yazdım, üç gün içinde on kişi bruce lee ile ilgili arama sonuçlarıyla gelmiş. la bi dur. zaten asla istekli bir insanı getirmedi buraya google. blog yeni açılmışken yazdığım teknoloji içerikli 'japon fantezileri' yazısı aranma rekoru kırdı. sonra ülkenin dört bir yanından 'ekşınmen oyunu' yazıp buraya ulaşan arkadaşlar var. bunun gibi şeyler. bir sürü. anlatamam. ya da sene bitsin en çok arananlar listesi çıkartayım. sizlerde çıkartın kendi bloglarınızdan. bir blog açalım o kelimeleri koyalım. herkes oraya gitsin. reklam da koyarız asdfghjk


bir telefon üreticisinin sitesinden edit;

20080918

Here Coem Blog Meme

-----> jack beyden gelen
1.Blog yazmaya ilk ne zaman başladın?
Blogger->Tumblr->Blogger... 2006'ya kadar gittim hafızam el verdiğince.
2.Blog yazısı konularının belli bir çizgide olmasına özen gösteriyor musun?
18+ sınırını geçmemeye çalışıyorum sadjfhjad yarın öbür gün bir tanıdık akraba bulubilir burayı kazara. üzerimde mahalle baskısı var. Tematik blog yazmak isterdim, denedim, olmadı. Belki ileride. iwannadieplix 'de ise story arc continuity diye birşey olmadı, olamayacak.
3.Blog yazmayı ne kadar sürdüreceksin?
Sıkılana kadar. Sonra yazmamaktan sıkılıp tekrar yazarım. Sonra...
4.Blog yazmak senin için eğlenceli bir uğraşken, şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
Hadi gerçeklerle yüzleşelim... Asla artan bekleyiş olmadı ajhsdfkd Ama ilginç bir komünite var blog dünyasında (dükkan ismi gibi oldu). Bekleyiş bende arttı daha çok. Güzel şey iletişmek. Hayatımın en kötü cevabı.
5.Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor musun?
Hayır. Valla.
jane hanıma giden ----->

Babayla Bruce Lee Filmi İzlemek

- baba baba baba BABA BABababababaa açsana deminki kanalı Bruce Lee vardı yıllardır görmüyorum!!111 - ... - Oha şimdi bütün karate okulunu dövecek kendi başına! - ... - Bak arkadaki elemanlar saldırmıyor. Onlar saldırsa, Bruce Lee de olsa döversin. - ... - Gözlüklü şişman karateci mi olur lan? Dojonun muhasebecisi mi ne o? Oha liderleriymiş. - ... -OHA BABA GÖRDÜN MÜ ELLERİYLE İKİ ADAMI HAVADA ÇEVİRDİ!!!111111 - Maket onlar. - o_o - ... - ._.' - Ne oldu vaz mı geçtin izlemekten? - ....beğenmedim ;_;

20080917

sana olan bu ikinci mektubumda...

sevgili elektrik dağıtım şirketi. blogumu okuyor olmalısınız. geçen posttan sonra hemen çalışmalar başladı, cadde kazıldı falan. AMA! kazdığınız yeri tam kapatmadınız. günde 29438203 tane araç geçen caddede derince bir engebe olması demek = geçen her kamyon kasasını benim odada bırakıyor demek. öyle bir gürültü.
best wishes
berk bey
x0x0x

20080914

sana olan bu mektubumda...

sevgili elektrik dağıtım şirketi. sene iki bin sekiz. iki bin dokuza çeyrek var. ve hala gece iki sularında elektriği kesip hemen ardından geri vermekte kararlısınız. bu laçkalık yüzünden dört adet hamister cinsi hayvanı alıp bilgisayara bağladım backup power tadında. utanın.
o değilde caddenin üstünde ikamet eden hakan beyin elektriği neden kesilmiyor lan? onunki de kesilsin razıyım.

20080911

when you are in mid-air hit jump again

uykuluydum. uyumayı da hakediyordum bence. güneş gözümü alıyordu, yere bakarak ilerliyordum. sen iki tane köpek gel, sağ tarafımdan yakınlaş ve havla... işte o an süper maryoda koşmaya basılı tutarak zıplamayı yahut bir nevi double jump etkinliğini gerçekleştirdim. yerçekimi beni geri çağırırken köpeklerle aramda tel olduğunu, duvarda dikkat köpek var yazdığını ve o sırada caddeye doğru inmekte olduğumu farkettim -_-' hala yaşamamın nedeni: a) DUNYADA HALA YAPACAK KUTSAL GOREVLERIM OLMALI b) sürücünün refleksleri c) bal, acı bal. d) hepsi ne zaman öleceğimiz belli olmuyor, olsa canımız sıkılır beklerken. bakınız; başlık iwannadieplix ama ölmeyince de ölmüyorsun. o yüzden gelin hep beraber arkadaşlarımıza verdiğimiz ödünç dvdleri kitapları falan geri toplayalım lan. kalmasın onlarda.

kick his ask

girls who are friendly: normal
girls who kick my ask: awesome
girls who kick my ask then become friendly: way awesome
(not: videonun görükmeyen kısmında annesi kızına ask yerine butt demesini, ayıp olduğunu tembihliyor. yurtdışında yetişmek böyle bişey)

20080909

bazılarının sağlık karnesi var çok özeniyorum



bugün ilk devlet hastanesi trajedimi yaşamış bulunmaktayım. maaan, it was AWESOME.

benim perspektifime geçmeniz için ufak ipuçları vermem lazım;
-hasta olmam
-olursam evde olurum
-hayatımda ciddi sebepten hastaneye gitmedim
-devlet hastanesine ise hiç gitmedim
-sıkılmadan bekleyebilme sürem on iki saniyedir.

gidiş amacım basit. yurt için sağlık raporu alacağım. yani sağlıklı olduğumu kanıtlamam lazım. biraz kanımı alacaklar, biraz röntgenimi çekecekler, tahlil edecekler bitecek. zor değil. okulda yaptırdıklarım azami kırk beş dakika sürüyor.

girdik içeri. bir büyük bina. diyorum 'negzel burada herşeyi yaparlar, az önce girdiğimiz ama üç hekim imzası sağlayamayacaklarını söyledikleri için çıktığımız sağlık ocağı gibi değil burası!' yoldan üç tane doktor çevirip imzasını istesem hayranınızım diye, iş beş dakikada biter. girişte bir sürü danışma standları, bir sürü danışman abla. gittim birine sordum. sağdaki kıza yolladı. ona sordum. en aşağıya yolladı orda sor dedi. aşağıdan binanın gerisindeki evrakla ilgilenen bölümne yolladı. oraya sordum kapıdan çık karşıdaki binaya geç sağlık kuruluna gir dedi. sağlık kurulu yukarı çık [şu an adını hatırlayamadığım bölüm]'e git doktordan işlem izni al dedi. buraya kadar iyi gidiyordum ama zorluk seviyesi artınca takıldım ve baştan başlamak zorunda kaldım. belki salakça gelecek ama yukarıdaki işlemin hepsini tekrarladım, bürokrasinin köpeği oldum, onsuz hareket edemez oldum.
hastaneyi iki kez turladıktan sonra adını hatırlamadığım bölümü buldum ve sekretere yanaştım. oysa her şey yeni başlıyordu...

sekreter bağyan doktora gözükmek için aşağından barkod almam gerektiğini söyleyince binanın altı kapalı olduğu için bir alt kata inmem bütün hastaneyi tekrar dönmemi gerektirdi. ama bu sefer saatin aksi yönünde. bütün taşlar yerine oturuyor, buraya gelmek için uğradığım her yere ters sıralamayla tekrar gidiyordum. çükündürük bir boş rapor kağıdı almak için baş hekim yardımcısına imzalatmaktan tut, dilekçe yazmalar, 3 ayrı yerde mühürletmeler, şansıma yanımda vesikalık vardı, koşturma falan (buradan oğlu bizim okulda okuyan gişedeki ablaya selam ediyorum sdhgjfs) doktorun katına geri döndüm. bu sefer onun kapısında sıra başladı. süpersonik sağlık reformları sayesinde doktor odalarının kapılarına takılan ekrandaki ibare NO SIGNAL olduğundan dolayı tatsızlıklar yaşanıyordu halk arasında. bazıları saatlerdir beklediğini iddia ediyor, bazıları rapor imzalatıp çıkıcağını söyleyip yarım saat içerde kalıyordu lan. kavga falan çıkıyordu bir ara, bir de bir amca ayağıma öksürdü kesin verem olacağım ;_; neyse bir yolunu bulup içeriye girmem bir saatimi aldı. en sonunda ne dediğimi anlayan biri yani doktor hanımla karşı karşıyaydım ;_; ne testler yapıalcağımı yazdı bir kağıtlara, git bunları ol dedi. gittim. röntgene gittim. numara kalmadı yarın sabah sekizde gel dedi. kana gittim. o da yarın gel dedi. numaralar verdiler bunlar bana. yani halledemedim bir günde işimi.

şimdi yarın gideceğim, test olacağım bir terslik olmazsa, ki olacaktır, sonuçlarının çıkmasını bekleyeceğim, sonra doktorun kapısında bekleyip tekrar, imzalatacağım vs. en az üç saat sürer.

farkettiğiniz üzere hikayenin ana fikri: ölseniz de devlet hastanesine gitmeyin lan ;_;

20080905

şoryureppa

Odamdaki kablolar ucuca eklendiğinde iki futbol sahası, dört tenis kortu uzunluğunda. Eylül sıkıcı başladı sanki, kimsede hareket yok. Sağlık testi yaptırmam lazım, çok üşeniyorum. Havalar hala güzel, ben evde çürüyorum. Tez zamanda bir iphone alıp gps+google maps ikilisiyle istanbulda kestaneyi çizdirme tehlikesi yaşamak, bir yandan da o telefonu ülkemin yarı nüfusu satın almasın istiyorum. Okul dersleri azaltma yoluna gitmiş, bir sene süresince arttıramadığım kadar ortalamam arttı. Hala ikinci sınıfım. Geçemediğim derslerin bazıları kalkmış. Ben şanslı değilim, ballı hiç değilim, kesin kötü bir şey olacak. itunes appstore Türkiyeyi de destekliyor artık. Sadece Türkler var falan. Sen gogoşun biri git oraya da İngilizce yorum yaz. Ulan herkes Türk kim ne yapsın İngilizceyi? Havaya girmiş bu. Sesimi yedi cihana duyururum falan. Güzel tabi.
Posted by Picasa

20080903

DEV INCELEME: KIROM

Google Chrome Internet Tarayıcısı şu an 0.2 versiyon olup saatler önce önümüze alın da oynayın diye atılan bir gugıl hizmetidir. Haberin ortaya çıktığı pazartesi gününden beri tarafımca 'lan olm, lan olm!' diye beklenmiş, msn'de erkek kız, yaşlı genç demeden herkese yetiştirilmiş ve tepkileri gözlemlenmiştir. Kimsenin şahsım kadar heyecanlanmadığını farkedincebir köşeye çekilip F5 tuşumun aşınmasına sebebiyet vermiş, ve mutlu sona ulaştıktan hemen sonra sizlere bu incelemeyi yazmış bulunmaktayım. Şimdi 5C sınıfından Berk arkadaşımız bize gugıl kıromu anlatacak. 1| Neden Anlatacak? Çünkü bu blogu okuyan insanların neredeyse tamamı internet bağımlısı. Yüzde yetmişlik kesmi firefox kullanıyor. Yani bir şeylere uyanmış. Zehiri almış bir kere. Devamını isteyecektir. Başta kendi çıkarlarım için atladığım bu programı size de ucundan göstermek istiyorum (ki egom tatmin olsun ve bu gece rahat uyuyayım). 2| Anlat Baba Büyüksün Türkçe kurulum var şimdiden, ona hayret ettim. Kuruyoruz efendim, dakikasında fütursuzca soruyor Chrome; 'sen fayırfoks kullanıyorsun ordan bir koşu bookmarklarını, log-in bilgilerini kapam mı?'. Hayır deme şansımız olmadığı için zorbalık hanesine bir puan atıyor (v0.2 diyorum) ve yolumuza devam ediyoruz. Açılıyor; böyle yukarda mavi bir şeyler gerisi beyaz ekranın. O yukarıdaki çerçeve var ya windows'un, adamlar oraya kadar değerlendirmiş yeri. Anlatamadım göstereyim.
Yaklaşık böyle bir görüntü işte. Tabları falan çekiştirebiliyorsun sağa sola, hatta aşağı yukarı. Tabı söküp aldım ordan yeni pencere oldu. Zaten her taba özel bir işlem alanı sağlıyormuş aleti biri yavaşlayınca çakışma olmuyormuş bik bik bik. Download manager'ı entegre dediler, deneyelim dedim. Denedim, bravo dedim. Parçalara ayırıp mı indiriyor emin değilim ama 100kb hızın maksimum 70'ini kullanıyor, anlam veremedim. Acaba internette gezerken hız azalmasın diye olabilir mi? Başka bir güzel özellik, ayıpçı vs. sitelere girip bilgisayarda iz bırakmamak için Incognito modu. Özel bir pencere açılıyor, bu pencerede herhangi bir history kaydı ya da çerez saklama işlemi yapılmıyor. Bir saatlik kullanımdan sonra edindiğim izlenim bu. v0.2 için oldukça iyi. Ben firefox kullanıyorum bir sürü eklentim var derseniz hemen geçmemenizde fayda var. Yok öyle hardcore kullanıcı değilseniz bir elleşin kurcalayın. Benim hoşuma gitti.Teknik detaylara girmedim anlatırken, zaten merak eden adam çoktan öğrenmiştir benim gibi. Google internet tabanlı işletim sistemi yaratıp sıcak denizlere inme projesini sürdürüyor. Hedef: dünyayı ele geçirmek. Berk Adam Atina'dan bildirdi.

20080901

happy happy joy joy mothra hug

validenin apartman kapısını bir anlık gafletle açık unutmasından yararlanan bu kocaman güve hızla gözlerden uzaklaşarak kendini unutturmuştu. daima merdiven vasıtasıyla çıktığım ikinci katta ise tekrar karşılaştık, açık olan daire kapımızdan umarsızca içeri girmişti hayvan. odama girdiğimde o çoktan gelmişti, elbiseleri yerdeydi ve benim deodorantımı kullanıyordu. o günden sonra (takribi sekiz saat önceye denk geliyor) beraber yaşamaya, zorluklarla birlikte mücadele etmeye ve pokemon ligine katılmaya karar verdik. güveyi eğitecektim, zehirli gaz saldırısı öğretecektim, rare candy yedirecektim. o da karşılığında savunmadan sorumlu devlet bakanım olacaktı. ne varki bu hayvan, yontulmamıştı. uçuşta izlediği tek istikamet, 75 derece açıyla yukarısıydı ve o an bunların niye sadece bir gün yaşadıklarını anladım lan. çıkıyorlar çıkıyorlar, ya yorulup yere çakılıyorlar ya da oksijensiz yer çekimsiz alemlere gidiyorlar bunlar var ya adamı katil eder. tabi doğal ortamından uzak kalan her hayvanat gibi o da zorluk çekti. mesela her saat başı çıkıp tavana sürttürüyor kendisi. o sırada korku oyunlarıyla içli dışlı olan ben yusf oluyorum, üç büçük oluyorum, ilişkimiz kötüye gidiyor. açtım camı sonuna kadar. mesajı verdim. bekledim. gitmedi.
önce
sonra